HDP Muş Belediye Başkan Adayı: Sırrı Sakık

HDP Muş Belediye Başkan Adayı: Sırrı Sakık

Yargıtay’dan HÜDA PAR yöneticilerine yönelik skandal karar

Yargıtay’dan HÜDA PAR yöneticilerine yönelik skandal karar

“Öğretmenlik ebedi cehennemden can kurtarma mesleğidir”

“Öğretmenlik ebedi cehennemden can kurtarma mesleğidir”

“İslami ahlakı bozan diziler izliyorsanız bilin ki Alileri yetiştiremezsiniz”

“İslami ahlakı bozan diziler izliyorsanız bilin ki Alileri yetiştiremezsiniz”

HÜDA PAR’dan iç gündeme ilişkin önemli değerlendirme

HÜDA PAR’dan iç gündeme ilişkin önemli değerlendirme

Sanal Bir Hayat Yaşıyoruz
  • M. ŞirinÇAĞLAYAN
    • M. Şirin ÇAĞLAYAN
    • msirin@mushaberajansi.com
    • 9 Ağustos 2018 - 15:46:07

Artık sanal bir dünyada yaşıyoruz. Hayat orijinalliğini kaybetti. Hayata bakışımız, yaşantımız ‘Toz pembe hayat’ tarifinin de ötesine geçti.  Aslında Kur’an-ı Kerim’in de ifade buyurduğu gibi dünya hayatı, bizim bugün ‘sanal’ diye ifade-tarif etmiş olduğumuz hayata çok benziyor. Rabbimiz dünyayı anlatırken, dünyanın oyundan, eğlenceden, öğünmekten, mal ve evlat yığmaktan ve bunlarla övünmekten ibaret olduğunu anlatıyor. Ayet-i Kerime dünya hayatını; “Biliniz ki dünya hayatı bir oyun, bir eğlence, bir süs ve kendi aranızda övünme, mal ve evlat çoğaltma yarışından ibarettir. Bu, tıpkı bir yağmura benzer ki; bitirdiği ot, ekincilerin hoşuna gider, sonra kurur, onu sapsarı görürsün, sonra çerçöp olur. Ahirette ise çetin bir azab; Allah’tan mağfiret ve rıza vardır. Dünya hayatı, aldatıcı bir zevkten başka bir şey değildir.”(Hadid-20) şeklinde tarif ediliyor.

Mademki dünya hayatına dair hakikat budur, şu halde dünya hayatının geçiciliğine, geçici dünya hayatının nimetlerine, bu geçici hayatın içerisinde sanal hayatın albenisine, aldatıcılığına kapılıp da büyük hakikati ıskalamamak gerekir. Gerçekleri hayal ile karıştırıp heba etmemek gerekir.

Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, maalesef aynı çatının altında olmamıza rağmen birbirine yabancı insanlar haline geldik. Artık biz birbirimizi yönlendiremiyor, birbirimizle konuşamıyor, birbirimizi ziyaret etmiyor hale geldik. Artık aile meclislerinde bir araya gelmek yerine, WhatssApp sohbetlerinde bir araya gelmeyi tercih ediyoruz. Cismen bir arada aynı ailenin, aynı toplumun, aynı mahallenin sakini ve komşusu, belki aynı evin aile fertleri olduğumuz halde ruhen başka âlemlerde (sanal âlemde) birbirimize uzak bir hayat yaşıyoruz.

Bir araya gelip muhabbet etmek, akrabalık, komşuluk, dostluk ve kardeşliğin sıcaklığını bir arada oturup sıcak bir muhabbetle doyasıya yaşamak yerine muhabbetlerimizi sanal âlemde yapmayı tercih eder hale geldik. Yani Sıla-i Rahim’i de terk ettik.

Artık bir araya gelip de birbirimize ikram etmek yerine, Facebook’ta paylaştığımız resimlerle birbirimize yediklerimizi, içtiklerimizi göstermeye başlıyoruz. Bir meclise girdiğimizde konuşacak birilerini bulamaz duruma geldik. Çünkü insanlar gerçek hayattan kopmuş, hayal âleminde (sanal âlemde) yaşıyor. Sanal âlemin hayatımıza olumsuz etkilerini daha birçok örnekle somutlaştırabiliriz. Bu hal, kanserli bir hastalıktır, bu hastalıktan biran önce kurtulmak lazımdır.

Sanal hayatın daha pek çok sakıncası var. Gösteriş, lüks, desinler, beğensinler, “Acaba bu paylaşımım kaç beğeni aldı?” sorusunu soran insan yaptığı paylaşımda Allah rızasını ve topluma bir fayda vermeyi hedeflemiyor. Bilakis insanların rıza ve beğenisini hedefliyor. Yani yaptığı amelde riyakârlık ediyor, yaptığı güzel işin sadece insanlara dönük karşılığını bekliyor.

Kısacası sanal hayatın sanallıklarından, sanal beğenilerinden, sanal mutluluklarından, sanal korku ve üzüntülerinden kurtulmak, hakiki hayata dönmek ve hayatın en hakikisine de Rabbimizin huzurunda yargılanacağımız gün olan Mahkeme-i Kübra olacağını unutmadan hayatımızı tanzim etmek gerekir.

“Asra (zamana) yemin ederim ki insan gerçekten ziyan içindedir. Ancak iman edip salih amel işleyenler, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler (bundan) müstesnadır.” (Asr, 1-3)

tugra-reklam
KÖŞE YAZARLARI
Üzgünüm, anket şu an aktif değil!
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz